Tarsus ve Adana’da Kürt gençleri katledildi

ibrahim-aras

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kalekol yapımlarına engel olmak için yapılan proteto eylemlerinde polisin katlettiği gençler için yapılan gösterilerde Çukurova’da da kan döküldü.

Kürt gençleri ve çocukları, göz göre göre hem de hunharca katlediliyor. Dünya halkları IŞİD’in dehşet verici cinayetleriyle çalkalanırken, burada çocuklarımızın beyinleri parçalanıyor, nehirlerden cesetler çıkıyor.

Devlet her zamanki pervasızlığı ile suçunu gizlemek için medya aracılığı ile yalan makinesini işletti. Tarsus’ta eylem sonrası kaybolan gencin cesedi bir hafta sonra ırmaktan çıkarıldı. Ama cesetten anlaşıldığı üzere bir haftadır suda kaldığına dair izlerden eser yoktu. Belli ki, önce öldürülüp sonra ırmağa atılmıştı!

Çukurova halkı bu vahşi cinayetle sarsılırken, Adana Hürriyet Mahallesinde 15 yaşında bir çocuğun sokağa saçılan parçalanmış beyniyle dehşete düştü.

Bir polis herkesin gözü önünde otosundan çıktı ve kaldırımda duran İbrahim’in beynine nişan aldı. Aynı anda İbrahim düştü. Ama artık kafatası yoktu. Duvarlar ve kaldırım et parçalarıyla doldu ve bir kan gölü oluştu. İbrahim, dizlerini göğsüne çekmiş çenesinden sonrası olmayan başıyla yatıyordu kaldırımda. Komşular böyle gördü İbrahim’i… Annesi böyle gördü evladını… Okul ve mahalle arkadaşları böyle gördü… Ekran başında olanlar da dahil dondu kaldı herkes…

Ama polis gelip İbrahim’in cesedini almaya kalkışınca, kaldırımda etten duvar örüldü; savcının gelip tutanak tutması istendi. Ve hemen BDP Adana İl Başkanı Uğur Bayrak ve İHD yöneticileri arandı. Polis uzun süre semte giremedi. Böylece alınan görüntüleri ve halkın tanıklığını tersine döndürmeleri önlenmiş oldu. BDP ve İHD yöneticileri, halkın gözetiminde İbrahim’i Adli Tıp Kurumu’na götürdüler.

BDP Adana İl Başkanı, Adli Tıp önünde yaptığı konuşmada, “bugün şehrimizde bir cinayet daha işlendi” diye sözlerine başladı. “Adana Emniyet Müdürlüğü’ne ait beyaz bir Akrep’in kapısını açıp, hedef gözeterek kafasından vurdular… Olay yerine geldiğimizde ortalık savaş alanı gibiydi, bizim üzerimize de gaz ve su sıktılar, üzerimize Akrep sürdüler” dedi. Görgü tanıklarının polislere çocuğun vurulduğunu söylediklerinde, polislerin “bir kuş vurduk” diyerek dalga geçtiğini belirten Uğur Bayrak, “ben insanım diyen biri bunu yapamaz” dedi.

İbrahim Aras ile ilgili hazırlanan olay yeri tespit ve ölü muayene tutanağında müdahil avukat olarak imzası bulunan avukat Vedat Özkan ise, ertesi gün Adli Tıp önünde yaptığı basın açıklamasında, ceset üzerinde bomba izine rastlanamadığına dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Ön otopsi raporunda ölümün çok açık şekilde yakın mesafeden atılan sis bombası sonucu meydana geldiği yazılıyor. İddia edildiği gibi herhangi bir patlayıcı maddeye ilişkin hiçbir bulgu yok. Bu nedenle çıkan yanlış haberlerin düzelmesi gerekiyor. Otopside İbrahim’in ölümüne tüfekle atılan ses bombasının neden olduğu doktor mütalaasında açıkça ortaya konuluyor.”

Aynı gece ve ertesi sabah Adli Tıp önünde toplanan halk, sloganlar eşliğinde ve sarı-kırmızı-yeşil renkli bayrağa sarılı olan İbrahim’in cenazesini Dağlıoğlu Mahallesine götürdü. Mahalleye akan binlerce kişi, sendikalar, kitle örgütleri, devrimci kurum ve dergiler, partiler ve İHD’nin de katılımı ile uzun bir yürüyüşten sonra Küçükoba Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze sonrasında Dağlıoğlu ve çeşitli semtlerde polisle çatışmalar sürdü, gözaltılar oldu.

18 Haziran’da İbrahim için ailesi mevlut okuttu. Taziyeye gelen yüzlerce kişi yeniden şehitlerini andı. Babası Baki Aras, yaptığı konuşmada “başka analar-babalar ağlamasın, benim oğlum son olsun, yeter artık” dedi. Taziyeye gelen kitle saygı duruşunda bulundu. Arapça, Kürtçe ve Türkçe olmak üzere üç dilde yapılan konuşmalardan sonra yemek yenildi ve İbrahim Aras’ın anne-babasına başsağlığı dilendi.

Bunlara da bakabilirsiniz

Cargill direnişine ziyaret gerçekleştirildi

Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu, direnişlerini Ataşehir’deki Cargill Genel Merkezi önünde sürdüren işçileri, 9 Eylül …

Yeni eğitim dönemine girerken geride bıraktıklarımız

Bir eğitim dönemini daha eşit olmayan eğitim koşullarıyla, iktidarın dayattığı dinci-gerici ve niteliksiz eğitimlerle bitirmiş …

Devrimci Sendikal Birlik ve PDD afişleri yapıldı

Merkezi yerlere ve emekçi semtlere, DSB ve PDD imzalı afişler yapıldı.