Kadın

İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı!

Erdoğan bir gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığını duyurdu. Aslında sözleşme, imzalandığı andan itibaren gerici-şeriatçı kesimlerin, tarikatların tepkisini çekmiş; 2020 Temmuz’unda Ayasofya’nın dinci propagandaya alet edilmesinden bu yana daha açıktan hedefe oturtulmuştu. Erdoğan, başlatılan bu süreci tamamlamış oldu. Onun bu hamlesi, iki yönüyle çok önemli bir saldırı ile karşı karşıya olduğumuzu gösterdi. Birincisi, Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ni 2011 yılında TBMM’de 247 …

Devamını oku

Pandemi döneminde KADIN İŞÇİ ve EMEKÇİLERİN DURUMU

Kadın işçi ve emekçiler, zaten işyerlerinde birçok açıdan dezavantajlı durumdadır. Düşük ücretle çalışır, evin ve çocukların yükünü taşır, üstelik işyerlerinde tacize uğrarlar vb… Pandemiyle birlikte kadınların hem çalışma koşulları, hem de ev-çocuk yükü daha da ağırlaştı. Dahası, artan işsizlik, her zaman olduğu gibi en fazla kadın işçi ve emekçileri vurdu. DİSK-AR’ın “İşsizlik ve İstihdam Raporu”na göre pandemi döneminde kadın işgücü …

Devamını oku

FAŞİZM kadını köleleştiren bir rejimdir

“Faşizm, yarınından emin olmayan anneyi, ev kadınlarını, işçi kadını, onların en derin duygularıyla oynayarak, insafsızca ve alayla köleleştirir. Aç gezen ailenin velinimetiymiş gibi -önüne bir parça kuru ekmek atıp- yarattığı hoşnutsuzluğu boğmaya çalışır. İşçi kadınları sanayiden uzaklaştırıp yoksul kızları taşraya göç etmeye zorlar… Kadınlara mutlu bir ev ve mutlu bir aile hayatı vaadeder, ama öteki kapitalist rejimlerden daha çok fuhuşa …

Devamını oku

8 Mart’ın tarihçesi

Amerika’nın New York kentinde, 1857 yılında çoğu kadın 40 bin dokuma işçisi, ağır çalışma koşullarından dolayı greve gider. Günde 16 saate varan sürelerde çalışıp düşük ücret almalarına karşı bir isyandır bu. Amerikan burjuvazisiyle dişe diş bir kavga başlar. Grevin yaygınlaşacağından korkan patron, grevcileri fabrikaya hapseder. Ardından  çıkan yangında 129 kadın işçi yanarak can verir. Günlerden 8 Mart’tır… Bu yangın, mücadelenin …

Devamını oku

Gülistan Doku nerede?

Gülistan Doku, Dersim’de 5 Ocak günü ortadan kayboldu. Diyarbakırlıydı, Munzur Üniversitesi’nde öğrenciydi. Geçen bir yıl boyunca, tek bir kişi tutuklanmadı, şüphelilerin üzerine gidilmedi, soruşturma bir adım bile ilerlemedi.   Kadınlar kaybolmaz, kaybedilir-katledilir Gülistan Doku’nun hikayesi, bu topraklarda katledilen, kaybedilen, plazaların pencerelerinden atılan, varile konularak yakılan, ıssız bir yerde toprağa gömülen diğer kadınların hikayelerine benziyor. Gencecik yaşında yaşamdan kopartılıyor ve arkadaş …

Devamını oku

Gazete Patika neden Muzaffer Oruçoğlu’nu savunuyor?

Son dönemde Hasan Ali Toptaş ile başlayarak Muzaffer Oruçoğlu’na kadar uzanan taciz tartışmasına ilişkin olarak temel görüşlerimizi, “Tacizin ifşası devrimci bir tavırdır” yazısında ortaya koymuştuk. Ancak yazımız yayınlandıktan sonra, Gazete Patika’nın kurumsal açıklaması ve Muzaffer Oruçoğlu’nun sonradan yazdığı yazılar üzerine, birkaç noktanın altını kalınca ve tekrar çizme ihtiyacı duyduk. Birincisi, “kadının beyanı esastır” sözünün “taciz hükmü” değil, soruşturmanın başlangıç noktası …

Devamını oku

Tacizin ifşası, devrimci bir tutumdur

Yazar Hasan Ali Toptaş’a dönük olarak internette başlayan ifşa hareketi hızla yayıldı ve Ekim 2017’de dünyayı etkisi altına alan #MeToo dalgasına benzer bir rüzgar esti. Bir kadının yazdığı tweetin ardından, 20 kadın daha Hasan Ali Toptaş tarafından bir tarihte tacize uğradıklarını anlattı. Bu arada başka yazarlar için de taciz saldırıları ifşa edildi. Ve gerici kimliği bilinen bir yayınevi sahibi, “iddialar …

Devamını oku

Krizle birlikte sorunları katmerlenen KADIN İŞÇİLER

kadin-isci

Her kriz, genel olarak işçi sınıfını, özelde kadın işçileri vurur. İlk işten çıkarılanlar kadınlar olur. Zaten erkek işçilere göre daha düşük ücretle çalıştırıldıkları yetmezmiş gibi, işsizlik sorununu en fazla kadın işçiler yaşar. Bir aileden kadın-erkek olarak birden fazla kişi çalışıyorsa, işyerinden işçi çıkarmak sözkonusu olduğunda, kadını feda ederler. Hatta patronlar, bir tercihle karşı karşıya kaldığını söyleyerek, erkek işçileri bu suça …

Devamını oku

Neden 8 Mart Neden “Emekçi Kadın”?

Son yıllarda  8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başladı. Öyle ki, devrimci yapılar ve reformist partiler arasında bile, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” diyenlerin sayısı giderek azaldı. Dahası, devrimci yapıların önemli bir kısmı, kadın sorunu konusunda feminizmin kuyruğuna takıldı, feministlerle birarada olmak için devrimci platformları dağıttılar. Ve devrimci söylemlere-sembollere düşman feministlerin siyaset yasaklarına karşın, bu birlikteliği sürdürmek için büyük bir …

Devamını oku