Ortasayfa

Konut sorunu “mülkiyet”le çözülemez!

Geride bıraktığımız yılın son günlerinde, TİP Başkanı Erkan Baş 2023 yılı seçim vaatlerini açıklarken, ilk iki maddeyi şöyle tanımladı: “Herkes artık oturduğu evin sahibidir diyeceğiz; elektrik, su, doğalgaz, internet gibi zorunlu ihtiyaçların faturalandırılmalarının kapandığını ilan edeceğiz.” Bu vaatlerini, “sosyalist Türkiye’de ilk yapılacaklar” başlığı altında sıralarken, vaatleri gerçekleştirmek için “KHK çıkartacaklarını” da ekledi. Söylendiği anda büyük tartışmalar başlatan bu sözler için …

Devamını oku

“Toplumsal kontrol aracı” olarak ŞİDDET!

Gittikçe tırmanan bir şiddet sarmalının içindeyiz. Kadına, çocuğa, doğaya, kendisinden zayıf gördüğü herkese karşı şiddet artıkça artıyor. Evde, sokakta, işyerinde, her an her yerde bir saldırı ile karşı karşıya kalabiliriz. Öylesine güvensiz bir ortam içinde yaşıyoruz. Son olarak bir müzisyenin istek parçayı söylememesi üzerine öldürülmesi, şiddetin vardığı noktayı ürpertici biçimde gösterdi. Daha önce doktorların hastaları tarafından, öğretmenlerin öğrencisi veya veliler …

Devamını oku

Gıda fiyatları neden yükseliyor?

“açlık, hiçbir şey yememek değil, bağırsağı düğümlenene kadar yarma çorbası içmektir.” Nazım Hikmet Türkiye ekonomisi büyük bir hızla yere çakılmaya devam ederken, Erdoğan yine “sopalı” bir çözümü devreye sokarak, gıda zamlarına “çözüm bulmuş” algısı yaratmaya çalıştı. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin (TKK) marketlerinde 15 Ağustos 2022 tarihinden itibaren “30 üründe” indirim yapılacağını açıkladı. Üstelik TKK’nın bu hamlesinin “üç harfli” marketlere de “ayar …

Devamını oku

Değersizleştik!

Soru sorarak başlayalım: Bir “şey”in değerini belirleyen unsur nedir? Ekonomi biliminin buna verdiği cevap açık: O “şey”i üretmek için gereken “emek-zaman”. “Şey”ler sözkonusu olduğunda bu hesabı yapmak kolay tabi ki. Peki ya “insan”ın değerini belirleyen unsur nedir? Diploma, aldığı ücret, oturduğu ev?.. Bunlar mı bir insanı daha “değerli” kılar? Ve tüm bunlara vereceğiniz cevap ne olursa olsun; son dönemde giderek …

Devamını oku

Sığınmacılar geri gönderilsin mi?

Sığınmacılar konusu, son dönemin en çok tartışılan konularından biri. Düzen partileri cephesinden, olası bir seçimde oy artırmanın hesabıydı bu tartışmanın sebebi. Kılıçdaroğlu “başa geçtiğimizde sığınmacıların hepsini geri göndereceğiz” diyerek; Erdoğan önce “göndermeyeceğiz” deyip, yükselen tepkiler üzerine “gönüllü ve onurlu bir geri dönüş hazırlayacağız” noktasına gerileyerek; Ümit Özdağ “sessiz istila” filmiyle ırkçılığı yükselterek bu tartışmayı tırmandıran basamakları oluşturdular. Onların söylemleri tartışmayı …

Devamını oku

“Cehalet”e övgü

İnsan ilişkilerinde hoyratlığın, kabalığın, nobranlığın tavan yaptığı, değerler sisteminin altüst edildiği, “insanca yaşam” kavramının yerle bir olduğu bir dönemin içindeyiz. İyi ile kötü, doğru ile yanlış, erdem ile yozluk sürekli yer değiştiriyor. İnsanlığın “insanlaşması” sürecindeki gelişim düzeyi sanki tersine dönüyor; “hayvanca” yönler gün geçtikçe daha baskın hale geliyor. Yaşamı giderek daha katlanılmaz hale getiren “distopik” bir sürecin karanlığına gömülüyoruz.   …

Devamını oku

Yaşanan III. Emperyalist Paylaşım Savaşı’dır

Rusya’nın Ukrayna işgaliyle birlikte, savaş Avrupa’ya da sıçramış oldu. Bu durum, savaşın Ortadoğu ile sınırlı “bölgesel bir savaş” değil, dünya ölçeğinde süren “üçüncü emperyalist savaş” olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtladı. Savaşın niteliğini, adını doğru koymak ve bu yönde halen süren kafa karışıklığını gidermek bakımından yararlı olacağı düşüncesiyle konuyla ilgili daha önce yayınladığımız bir yazıyı kısaltarak koyuyoruz. * * * …

Devamını oku

Kadın sömürüsü sınıfsaldır! KRİZ ve KADIN

Türkiye, tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Son aylarda dizginsiz bir hal alan fiyat artışları, başta gıda olmak üzere en temel ihtiyaçları ulaşılamaz hale getirdi. Doğalgaz ve elektriğe yapılan zamlar, bu kış günlerinde ısınma sorunu yarattı. Açlıktan ve soğuktan ölümlerin yaşandığı bir ülke haline geldik. Artan hayat pahalılığı en çok işçi ve emekçileri vuruyor. Özellikle kadınlar, kadın işçi ve …

Devamını oku

“Öncülük” mü, “artçılık” mı?

Bir süredir “öncülük” üzerine bir tartışma yürütülüyor. A. Ergin Demirhan’ın “Direniş fraksiyonu” yazısıyla başlayan tartışmaya, devrimci kurumlar da katıldı. Esasında tartışmanın özü; geçmişi oldukça eskiye dayanan “öncülük-artçılık” gibi köklü bir ayrışmadır. Bir başka ifadeyle kendiliğindenciliği (ekonomizmi) yücelten düzen-içi her tür muhalif akımla, bilinç unsuruna vurgu yapan devrimci kesimler arasındaki farklılıktır. Bugünkü tartışmada reformist-feminist kesimlerin duruşu, savunuları çok net. Onlar açık …

Devamını oku

29 yıl sonra… Remzi Basalak yaşıyor…

Remzi Basalak’ın ölümünün üzerinden 29 yıl geçti. Remzi katledildiğinde 29 yaşındaydı. Yaşadığı süre kadar bir dönem geçmiş aradan. Hem çok uzun, hem çok kısa…. Onu tanımış, birçok şeyi paylaşmış olanlarımızda, Remzi bütün canlılığıyla gözlerimizin önünde duruyor. Daha dün yaşanmış gibi hatıralar sökün ediyor. Büyük-küçük herkeste bıraktığı öyle derin izler var ki, Remzi’nin adını duymak bile yürekleri ısıtıyor, yüzleri aydınlatıyor, bakışları …

Devamını oku