Ekonomi

İnsanlığın ve doğanın kurtuluşu için DÜNYA EMEĞİN OLMALI!

Pandemiyle birlikte emperyalist-kapitalist sistemin insanlığı ve doğayı nasıl katlettiği ve dünyayı nasıl yaşanmaz bir hale getirdiği daha net biçimde görüldü. Bir yılı aşkın süredir devam eden koronavirüs salgınında ölenlerin sayısı 3 milyona yaklaştı. Bu sayının daha da artacağı kesin. Kesin, çünkü aşılama son derece yavaş ve dengesiz gidiyor. Bir yandan emperyalist ülkelerle bağımlı ülkeler arasında aşılama oranlarında büyük bir fark …

Devamını oku

“Reform” paketleri boşuna Kriz DERİNLEŞİYOR!

Bazı rakamlar, ekonomik krizin ne kadar derin olduğunu çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Son bir yılda, 120 bin evin elektriği, 57 bin evin doğalgazı kesildi. Adana Belediyesi’ne 200 işçi almak için yapılan duyuruya, 52 bin kişi başvurdu; bu başvuruların 45 bini üniversite mezunu. Çöpten yenilebilir birşeyler arayan, pazar tezgahları toplanırken atıkları ayıklayan insan görüntülerine bile artık alışmaya başladık. Ama bu …

Devamını oku

“Tarımda tekelleşme ve TARIM KRİZİ” kitabı çıktı

Önsöz Tarım, insanlığın gelişiminde çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü tarımla birlikte avcılık-toplayıcılık aşamasından yerleşik dü­zene geçiş başlamıştır. Yaklaşık on bin yıl önce gerçekleşen “tarım devrimi” insanlık tarihinde bir dönüm noktasıdır. Kentleşmenin ve uygarlaşmanın başlangıcıdır. İnsanlık önce doğada varolan besin kaynaklarını yönetmeye başlamış, ardından bitki ve hayvan yetişti­riciliğinde uzmanlaşarak doğaya karşı mücadelede önemli bir mer­hale katetmiştir. Elbette o dönemki tarım, …

Devamını oku

TARIM VE HAYVANCILIKTA Bolluk ve açlık yanyana

Elimize posta kanalıyla ulaşan TİKB(B) 6. Konferans Belgeleri’nden bir bölümü, güncel ve tarihsel öneminden dolayı yayınlıyoruz.   Türkiye gibi ülkelere, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (DB), Avrupa Ortak Tarım Politikası (OTP), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) aracılığıyla, tarım programları dayatılıyor. Türkiye, daha 2000 yılına girmeden IMF ile yaptığı anlaşmalarla, tarım ve hayvancılık alanını yeni baştan düzenlemeye başladı. Sübvansiyonlar kalktı. Taban …

Devamını oku

Salgının ve ekonomik krizin yükü işçi ve emekçilerin sırtında

2018 yaz aylarında dövizin birden sıçraması, ekonomik krizin görünür hale gelmesini sağlamıştı. Zaten 2018 başından itibaren ekonominin her alanında sıkışmalar kendisini belli ediyordu. Keza işten çıkarmalardaki artış, küçük işletmelerin kapanmasındaki yaygınlaşma, gıda fiyatlarındaki yükselme gibi unsurlar da, krizin açık göstergeleriydi. Bu krizin etkileri altında kitleler ayakta kalma savaşı verirken, bu defa da sağlık krizi patlak verdi. 2020’nin ilk günlerinden itibaren, …

Devamını oku

Saldırıların dozu artıyor; FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA

Erdoğan yönetimi ekonomik-siyasi kriz içinde debelendikçe ve kitle tabanını yitirdikçe, saldırıların dozunu arttırıyor. Bunun da koçbaşı olma görevini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu üstleniyor. Soylu’nun zaten kabarık bir sicili var. Başta devrimciler olmak üzere tüm muhalif güçlere en çirkin sözlerle saldıran, adeta bir mahalle kabadayısı gibi davranan bir bakan. Koronavirüs salgının ilk aylarında gece yarısı sokağa çıkma yasağı ilan ederek halkın …

Devamını oku

Pandemi sürecinde fındık hasadı: FINDIK DA EMPERYALİST TEKELLERİN ELİNDE!

Her yıl ağustos ayında başlayan fındık hasadı, mevsimlik işçilerin durumuyla, rekoltesinin miktarıyla ve belirlenen taban fiyatıyla gündeme oturur ve birçok tartışmayı da beraberinde getirir. Bu yıl da öyle oldu. Üstelik bu yıl pandemi süreciyle birlikte genel olarak tarım ürünleri, özelde ise fındık daha önemli hale geldi. Buna karşın varolan sorunların giderilmesi bir yana, depreşmiş haliyle yaşanmaya devam ediyor. Bunların başında …

Devamını oku

AKP’li yıllarda İŞÇİ-EMEKÇİ HAREKETİ kitabı çıktı

Yayınevimiz tarafından Haziran ayında basılan “AKP’li yıllarda İŞÇİ-EMEKÇİ HAREKETİ adlı kitabın “Sunu” bölümünü yayınlıyoruz. * * * AKP’li yılar, işçi ve emekçilere yoğun saldırı ve hak gaspları yıllarıdır. Bugüne dek yapılan özelleştirmelerin yüzde 90’ı AKP döneminde gerçekleşti. Özelleştirmenin kendisi, başlı başına en büyük saldırıydı. Çünkü özelleştirme, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırma demekti. Doğal sonuçları; düşük ücretle uzun saatler çalışma, artan iş cinayetleri …

Devamını oku

Korona bahane, doğa talanı sürüyor

Doğa eylemlerinde en yaygın kullanılan slogan, “üstü altından değerlidir” oldu. Doğaya, o doğanın barındırdığı bitki ve hayvan çeşitliliğine verilen değerin ifadesi olmuştu bu slogan. Devlet için ise, yeşil alanlar ya beton yığını olmalıdır, ya da maden ocağı. Rant getirmiyorsa, oradaki bitkinin de, hayvanın da, endemik türlerin de, sağladığı temiz havanın-suyun da bir değeri yoktur. Tıpkı Marks’ın söylediği gibi; “Kapitalizm, gölgesini …

Devamını oku

“İzole üretim tesisleri”, modern çalışma kamplarıdır

MESS (Metal Eşya İşverenleri Sendikası) ve MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği), salgın koşullarını kendileri için yeni bir fırsata çevirmeye uğraşıyorlar. Patron örgütlerinin yaptığı açıklamaya göre, “izole üretim tesisleri” ile yeni çalışma kampları oluşturulacak ve işçiler “sosyal mesafeye uyulup uyulmadığını kontrol” amacıyla elektronik kelepçe ile prangaya vurulacak. Salgın günlerinde karlarını gerçekleştirmek için en ağır koşullarda işçileri çalıştırmaya devam eden patron …

Devamını oku