“Enflasyon farkı” bile hileli!

TÜİK canavarının ağzı, ezilen ve sömürülenleri yemek üzere açıldı yine! Yalan makinesi olarak çok fazla çaba sarf etti ve aylık enflasyonu açıkladı: Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 1.64, yıllık enflasyon oranı da 71.60 imiş.

Emekli aylıkları ve asgari ücret, TÜİK’in her altı ayda bir açıkladığı sahte hesaplamalarına göre düzenleniyor. Ücretler ve aylıklar böylece neredeyse hiç zamlanmamış oluyor. Enflasyon oranlarını her zaman olduğu gibi TÜİK’ ten önce açıklayan Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre aylık enflasyon oranı yüzde 4.24, altı aylık yüzde 39.52, yıllık ise yüzde 113.8… ENAG’ın enflasyon hesabı bile TÜİK’in nasıl bir canavar olduğunu ortaya koyuyor. TÜİK her zaman her alanda gerçeği açıklamaz aslında, rakamları genellikle güvenilmezdir. Bu durum yeni bir şey değil fakat bu kadar ifrata vardırılması, hayatı karartacak hale getirdi.

Enflasyon farkı, aylık ve ücretlere zam yapmak değildir kuşkusuz. Yasalarla da çerçevesini çizdikleri sözde pahalanan hayat şartlarına göre düzenleme yapılmasıdır. Yasaya göre, aylık ve ücretlere zam yapılmayacak, sadece enflasyon farkı yansıtılacak. Yani altı ayda bir, Ocak ve Temmuz aylarında TÜİK enflasyon rakamı açıklayacak, böylece senede iki kez ücret ve aylıklar enflasyon farklarıyla ödenecek. TÜİK aracılığıyla gerçek enflasyonun çok altında açıklattıkları rakamlarla, emeklilerin aylıkları ve asgari ücret, açlık sınırının altına çekildi; ortalama ücreti de ortadan kaldırılarak milyonları asgari ücrete mahkum ettiler.

Çalışma Bakanı ve Maliye Bakanı, aylardır “sadece enflasyon farkı vereceğiz başka para yok” diye açıklama yapıyordu. Bunu Erdoğan da tekrarlıyor; işçi ve emekçilere karşı her cepheden meydan okuyorlar. Bir yandan da “sakın sesinizi çıkarmayın” demeye getirerek sopa sallıyorlar. Halkı sadakalara alıştırıp sonra da “sadaka yok” demeleri, gelinen noktanın nerelere vardığını gösteriyor.

Emeklileri sürekli yük sayarak onlara ağır hakaretler yağdıran hükümet yetkililerinin en beylik açıklamaları, “bütçede para yok” oluyor. Ne zaman ağızlarını açsalar “kaynak bulamadık”larını söylüyorlar.

Bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını biliyoruz. Fakat geniş kitlelerin bilincinde bulanık yaratmaya çalışıyorlar. Ulusal gelir, bütçe, faiz, kur, iç talep, dış talep, vergiler vs. vs. bir dolu ekonomik gelişme ve terimler üzerinden sömürü çarkı gizleniyor. Dahası her şeyin yaratıcısı işçi ve emekçiler asalak yerine konularak artı emeği gasp eden sömürücülere toz kondurmuyorlar. Bu çark bozulmasın diye de baskı ve şiddet uyguluyor, korku ve umutsuzluk yayıyorlar.

Başka türlü ücretler sürekli düşerken, artan pahalılık karşısında işçi ve emekçiler nasıl suskun kalabilir? Çalışma saatleri uzar, sömürü ağırlaşırken işçi ve emekçiler nasıl örgütsüz, dağınık ve sendikasız kalabilirler?

Bu cendere parçalanmadıkça insanlığı tam bir felaket beklemektedir. Bütün zorluklara rağmen örgütlenmek ve karşı koymak tek çıkış yoludur. Yol başka türlü açılamayacaktır. Yol açılmalı…

Özgürlük alanları ve yaşam standartlarımız ancak o koşulda açılacak ve büyüyecektir…

Bunlara da bakabilirsiniz

Eti Krom işçileri direniyor

Elazığ-Alacakaya’da bulunan Eti Krom Yıldırımlar AŞ’ye ait maden ocaklarında çalışan işçiler, düşük ücretler ve ağır …

Hatay’da Evvel Temmuz Festivali başladı

Antakya-Samandağ’da Evvel Temmuz Festivali başladı. 11-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen festivalde PDD olarak stan açtık. …

İEB’den NATO zirvesine karşı eylem

NATO’nun 75. yılı için ABD’de toplanan zirveyi protesto etmek amacıyla İşçi Emekçi Birliği İstanbul Dolmabahçe …