Mahsum Korkmaz heykeline saldırı; YIKSANIZ DA DİKİLECEK!

Mahsum-korkmaz-anit2

PKK’nin yönetici kadrolarından Mahsum Korkmaz’ın (Agit) Lice’de 15 Ağustos’ta açılışı yapılan heykeli, faşist ve sosyal-şovenleri çılgına çevirdi. Ve ardından binlerce asker ve askeri techizatla heykele saldırdılar, yerinden söktüler.

15 Ağustos 1984 tarihi, PKK’nin silahlı mücadeleyi başlattığı tarihtir. Mahsum Korkmaz’ın komutasındaki PKK güçleri, Eruh ve Şemdinli’ye baskın yapmışlar ve 30 yıldır süren mücadeleyi başlatmışlardı. Bu eylem, önceden planlandığı halde birçok engelle karşılaşmış, ancak 15 Ağustos’ta ve Mahsum Korkmaz’ın çabasıyla gerçekleşmişti. Bir nevi son Kürt isyanının “ilk kurşun”u niteliğindeydi. Ve bu eylemde Mahsum Korkmaz’ın çok büyük bir rolü vardı.

Devlet, bu eylemden sonra Mahsum Korkmaz’ın peşine düştü. Neredeyse her çatışmada öldürüldüğü söylendi. Mahsum Korkmaz ismi bir efsaneye dönüştü. 1986 yılında Gabar Dağı’nda şehit düştü. Fakat 15 Ağustos ve Mahsum Korkmaz tarihe mal olmuştu artık ve her yıl, eylemlerle anılacaktı.

Bu yıl, 15 Ağustos’un 30. yıldönümü. Yine eylemler ve anmalar yapıldı. Ve 30. yılın anısına Lice’de yapılan PKK şehitleri mezarlığına Mahsum Korkmaz heykeli dikildi. Hem zamanlaması, hem de yeri bakımından oldukça anlamlıydı. Fakat faşistler ve sosyal-şovenler büyük bir yaygara kopardılar. Bunun üzerine heykeli kaldırma kararı alan devlet, 19 Ağustos sabahı erkenden saldırıya geçti. Lice’deki heykelin başında nöbet tutan kitleye binlerce mermi sıkıldı. Saldırıda 20 yaşındaki Mehdin Yıldırım katledildi, bir kişi ağır yaralandı.

Sözde “çözüm süreci” devam ediyordu, ama bir heykele bile tahammül edemediler. Yıllarca Mahsum Korkmaz’ın kendisinden korktukları gibi, heykelinden de korktular. Ve 90’lı yılları hatırlatan şekilde Mahsun Korkmaz’ın heykelinin üzerine asker postallarıyla basarak poz verdiler. Kürt halkı verdiği mücadeleyle, bu zulme, aşağılanmaya boyun eğmediğini defalarca gösterdi. Bundan sonra da boyun eğmeyecek!

Mahsum Korkmaz ismi, Kürt halkının belleğine kazındı. O, zincirlerini kıran bir halkın sembolüdür. Devletin tahammülsüzlüğü de bunadır. Ama heykelini yıksalar, üzerinde pozlar verseler de, bu halk Mahsum’un heykelini dikecektir! Mazlum’un, Kemal’in, Sakine’nin ve daha nice şehidin heykelleri de dikilecek, isimleri parklara, caddelere, okullara verilecektir.

PKK yöneticileri de daha sonra yaptıkları açıklamalarda “heykel dikmek gibi bir kararları olmadığını” söyledi. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, “Mahsum Korkmaz yoldaşımızın heykeli ya da büstü orada nasıl yapıldı, kimin kararıyla yapıldı gerçekten bilmiyoruz” dedi. Oysa heykel, 6 ay kadar önce oraya getirilmişti ve kilometrelerce uzaklıktan görünüyordu. Açılışına da HDP milletvekili Nursel Aydoğan, BDP Eş Genel Başkanları Emine Ayna ile Kamuran Yüksek katılmıştı. Belli ki, faşistlerin heykel üzerinden koparttıkları fırtına yüzünden, “çözüm sürecine zarar vermesin” diye, sahip çıkılmıyordu.

Ama halk sahip çıktı. Saldırıya karşı halk saatlerce direniş gösterdi, otoyollar trafiğe kapatıldı. Diyarbakır, Hakkari, Şırnak, İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Adana’da katliama karşı eylemler gerçekleştirildi.

Mehdin Yıldırım’ın katledilmesinin ardından cenazesi 19 Ağustos’ta binlerce kişinin katıldığı törenle yine Lice mezarlığında toprağa verildi. Yapılan açıklamalarda, heykele ve Kürt halkına saldırının yaşandığı gün, orada olmayan siyasetçiler ve milletvekilleri de eleştirildi.

Sadece Kürt illerinde değil, İstanbul Kadıköy’de yürüyüş gerçekleştirildi. Gazi Mahallesi ve Okmeydanı’nda eylemler saatlerce çatışmalı bir şekilde sürdü.

Heykelin yıkılmasının ardından Atatürk heykeline saldırıların olduğu iddiasıyla Atatürk heykelleri korumaya alındı. Çok açık ki, egemenlerin yöntemlerini kullanmamak, onlar gibi heykelleri, büstleri, mezarları hedef almamak gerekir. Halkın bilincine, yüreğine gömülenleri kimse oradan koparamaz. Ve birgün mutlaka hak ettikleri şekilde anılırlar, geleceğe taşınırlar. Mahsum Korkmaz’ın heykeli, yarın sadece mezarlığa değil, şehrin merkezlerine dikilecektir!

 

Bunlara da bakabilirsiniz

12 Eylül ve sonrası değerlendirme söyleşileri…

12 Eylül Askeri Faşist Darbesi sonrasında, adaletsiz geçen 42 yılın ardından, Devrimci 78’liler Federasyonu’nun katılım …

Paris’te Yılmaz Güney anması

Devrimci sanatçı Yılmaz Güney, Paris’te komünist ve devrimci-demokrat kurumlar tarafından, mezarı başında anıldı. Anma, Yılmaz …

12 Eylül’ü protesto eden ve Aysel Tuğluk’un serbest bırakılmasını isteyen afişler asıldı

12 Eylül askeri faşist darbeye karşı direnişe çağıran afişler yapıldı. Ayrıca “Aysel Tuğluk ve hasta …