Asgari yaşam değil İNSANCA YAŞANABİLECEK BİR ÜCRET

asgari-ucret

2017 yılı asgari ücreti belirlendi. Çalışma Bakanı uzun uzun açıklamalar yaparak asgari ücreti yüzde 8 civarında arttırdıklarını söyledi. Böylece 1300 TL olan asgari ücret, 1404 TL oldu.

Temel ihtiyaç maddelerine yüzde 100’e varan zamlar gelirken, asgari ücretteki artışın komikliği ortadadır. Son aylarda dövizdeki yükseliş, TL’nin düşüşü ile zaten cebimizdeki 100 lira 60 lira olmuştu. Ardından iğneden ipliğe herşeye zam gelmeye başladı. Fakat asgari ücrete zam sözkonusu olduğunda bin dereden su getirildi. Patronların ne kadar zor durumda olduğu, 1300 TL’yi bile ödemekte zorlandıkları, aksi halde işçi çıkarmak durumunda kalacakları anlatılıp duruldu. Bir kez daha işçilerin başında işsizlik sopasını sallayarak bu ücretle çalışma dayatıldı.

Üstelik asgari ücretli yapılan 104 liralık zammı da alamayacak. Çünkü Ocak ayından itibaren Bireysel Emeklilik Sigortası’na zorunlu kesintiler başlayacak. Geçen yıl yürürlüğe sokulan kanunla 45 yaş altı çalışanlardan her ay, en az 50 TL kesilecek. Yükselen tepkiler üzerine bu zorunluluk iki aya indirilmişti, fakat yasa tuzaklarla dolu. Onun için işçilerin çok dikkatli olması, bu sistemden çıkmak istediklerini hemen bildirmeleri gerekiyor. Esasında sendikaların bu işe el atarak, yasanın yürürlüğe girdiği gün sistemden çıkmak için işçilerin başvurusunu örgütlemesi, en doğru olanıdır.

 

Asgari ücret belirleme süreci

Asgari ücret belirlenmeden önce, DİSK net 2 bin, Türk-İş 1600 TL olmasını istiyordu. Türk-İş, TÜİK’in geçen yıl asgari ücret komisyonuna önerdiği rakamı talep ediyor; DİSK ise, “bilim insanlarıyla gerçekleştirdiğimiz kapsamlı araştırma sonucu”nda bu miktarı belirlediklerini söylüyordu.

Devletin resmi kurumu TÜİK, (Türkiye İstatistik Kurumu) her yıl açlık sınırı ve yoksulluk sınırı oranlarını açıklar. Ve asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini ilgili yerlere önerir. İşçi sendikaları da her yıl açlık ve yoksulluk sınırını, yaptıkları araştırmalarla raporlaştırıp kamuoyuna sunarlar.

İşçi sendikalarıyla TÜİK’in yaptığı araştırma arasında da her zaman fark olur. Asgari ücret belirlemesinde baz alınması geren sendikaların açıkladığı yoksulluk sınırı olması gerekirken, TÜİK’in önerdiği rakam bile baz alınmaz, onun çok altında bir oran belirlenir.

TÜİK bir önceki yılın asgari ücretini 1600 TL olarak önermişti. Ama asgari ücret zor bela 1300 TL olabildi. Ki bunun içinde AGİ (asgari geçim indirimi) bulunuyor, AGİ çıkarıldığında asgari ücret net 1177 liradır. Ayrıca TÜİK’in tespit ettiği rakam, bir işçinin asgari yaşam düzeyidir. İşçinin geçindirmek zorunda olduğu ailesi hesap dışındadır. “Çekirdek aile” olarak kabul edilen 4 kişilik bir ailenin salt barınma-beslenme ihtiyacı bile, bugünkü asgari ücretin üç-dört katıdır.zamlar-ucretler

Türk-İş’in yaptığı araştırmaya göre 2016 yılı itibarıyla yoksulluk sınırı 4 bin 665 lira, açlık sınırı ise 1432 TL’dir. Gelir dağılımındaki eşitsizlik ise her geçen yıl daha da büyümektedir. Nüfusun en düşük gelir grubunu oluşturan yüzde 20’lik gurubun milli gelirden aldığı pay yüzde 9’dur. Buna karşılık nüfusun en yüksek gelir grubunu oluşturan yüzde 20’lik grubun milli gelirden aldığı pay yüzde 46’dır. Gelir grupları küçültüldükçe, aradaki uçurum daha da büyümektedir.

Durum buyken, patronlar, “asgari ücret artarsa rekabet gücümüz azalır” diyor. Kaldı ki AKP hükümeti, asgari ücretin patronlara maliyetini yüzde 70’ten 49’a indirdi. Tekelci patronlar daha fazla kar etsin diye, patronlara peşpeşe teşvik paketleri açtı; vergi indirimleri, sigorta primlerinin bir kısmını hazineden karşılanması gibi kıyaklar yaptı.

 

Asgari ücret tüm çalışanları ilgilendirir

Belirlenecek asgari ücret bütün çalışanları ilgilendirmektedir. Kamu emekçilerinin toplu görüşmesinde, “asgari ücret” maaşları düşük tutmak amacıyla hükümet tarafından bir kart gibi öne sürülmektedir. TİS dönemlerinde patronlar, asgari ücreti baz almayı dayatırlar. Dolayısıyla asgari ücret, en büyük toplu sözleşmedir. Resmi verilere göre, 6.5 milyon kişi asgari ücretle çalışmaktadır. Asgari ücret belirlemesinden doğrudan etkilenen çalışan sayısı ise 30 milyon.

Hal böyleyken asgari ücretin tespiti devlet ve patronlar arasındaki görüşmelerle yapılmaktadır. Oysa sendikalarla masaya oturulmalı ve bir “toplu sözleşme” yapılarak belirlenmelidir. İşçi-memur bütün çalışanlar ve bunların örgütleri sendikalar dahil olmalıdır. 

Ne var ki, asgari ücret belirleme aşamasında sendikalar olması gereken tavrı göstermekten uzaktır. Örneğin işçilerin en büyük sendikası olarak işçileri temsilen toplantılara katılan Türk-İş bu süreç boyunca herhangi bir pratik ortaya koymadı. DİSK çeşitli illerde eylemler yaptı fakat yeterli değildi. Memur sendikaları ise, tamamen ilgisizdi.

Bu tablo da gösteriyor ki, diğer konularda olduğu gibi asgari ücret belirlenmesi konusunda da işçi ve memurlar sendikaları üzerinde basınç oluşturmalı ve asgari ücretin gerçek bir toplu sözleşme ile belirlenmesini sağlamalıdır.

 

İnsanca yaşanacak ücret

Azami kar üzerinden çarkını çeviren kapitalist sistem, azami karı elde etmek için yoğun işgücü sömürüsüne ihtiyaç duyar. Bunun için de ücretlere saldırır. Burjuvazi, ücretleri en düşük seviyeye çekmeye uğraşırken, işçi sınıfı da yaşam koşullarını iyileştirmek için yükseltmeye çalışır. Her iki sınıf, ilk önce ücretler üzerinden karşı karşıya gelirler.

Asgari ücretin  düzeyi, burjuvazi ve işçi sınıfı arasındaki güç dengesini gösteren önemli bir göstergedir. Günümüzde sınıfa karşı yürütülen yoğun saldırılarla genel olarak ücretler, asgari ücret düzeyine indirilmeye çalışılmaktadır. Buna karşı işçi-memur birleşik bir mücadelenin yükseltilmesi zorunludur.

“Vergiden muaf insanca yaşanılabilecek asgari ücret” talebiyle mücadeleyi yükseltmedikçe, işçi ve emekçilerin genel yaşam düzeyini yükseltmek mümkün değildir.

Bunlara da bakabilirsiniz

Kadıköy’de kıdem tazminatının gaspına karşı eylem

Tüm Çalışanlar için Sağlık Platformu, kıdem tazminatının gaspına ve güvencesiz çalışmanın dayatılmasına karşı, 25 Temmuz …

Çağdaş Büyükbaş’a verilen ceza “denetimli serbestlik”e çevrildi

Proleter Devrimci Duruş çalışanları hakkında verilen cezalar kapsamında, Çağdaş Büyükbaş’a verilen ceza denetimli serbestlik’e çevrildi. …

Suruç anmasına polis saldırısı

Suruç katliamının 5. yılında, Suruç şehitleri yapılan eylemlerle anıldı. Gençlik örgütlerinin çağrısıyla yapılan anma eylemlerine …