Soma madencileri 6. yılında anıldı

Devlet-işbirlikçi sendika-patron işbirliği ile, 13 Mayıs 2014’te Soma’da 301 madenci katledilmişti. Katliamın 6. yılında anma eylemleri gerçekleştirildi. İstanbul, Ankara, Manisa, Samsun, İzmir’de yapılan anmalarda Soma’nın hesabının sorulacağı vurgulandı.

İstanbul’daki eylem saat 18’de Kadıköy’de Beşiktaş İskelesi önünde yapıldı. Eylem öncesi Eminönü iskelesi önünden yürümek isteyen gençlik örgütlerinin önü polis tarafından kesildi. “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Soma’yı unutma, unutturma” sloganlarını atan kitleye, salgın bahanesiyle izin verilmeyeceğini söyleyen polis, flamasız ve slogansız yürüme dayatmasında bulundu.

Ardından Beşiktaş İskelesi’nde toplanan yüzlerce kişi, İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri imzalı, “Sizin ‘normaliniz’ Soma’dır” yazılı pankartın arkasında yerini aldı. PDD’nin de içinde yer aldığı kurumlar, eyleme kendi dövizleri ve önlükleriyle katıldılar. PDD, “Madencinin katili sermaye düzeni” yazılı döviz taşıdı. Eylemde “Soma’nın hesabını emekçiler soracak”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları atıldı. Eylem saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından, HDP milletvekili Musa Piroğlu kitleye seslendi. Basın metnini ise DİSK Limter-iş sendikası başkanı Kamber Saygılı okudu. Saygılı “Sizin normaliniz katliamdır, Soma’dır; bizim normalimiz mücadeledir, örgütlenmedir. Salgın koşullarında dahi işçileri fabrikalarda çalışmaya zorlayanların normali daha fazla kardır ve ölümdür” dedi. Eylem sırasında “Katil devlet hesap verecek” sloganının atılması üzerine polis saldırı tehdidinde bulundu.

Ankara’da devrimcilerin madenci anıtı önünde yapmak istediği açıklama, salgını bahane eden polis tarafından engellendi. Polis eylemcilere saldırdı ve 10 kişiyi gözaltına aldı.

Patronların kar hırsı, devletin bu karı gerçekleştirmek için gereken yasal koşulları hazırlaması ve işbirlikçi sendikacıların buna göz yumması ile Soma katliamı gerçekleşmişti. Madenciler göçük riskine rağmen zorla madenlere sokulmuş, çalışmaya zorlanmıştı. Bugün salgın koşullarında, devlet her kademeden “evdekal” çağrısı yaparken, madencilerin payına yine yeraltının karanlığı düştü. Yapılan testleri pozitif çıkan madenciler bile, gece gündüz demeden çalıştırılmaya devam ediyor.

Diğer taraftan Soma katliamında devletin rolü mahkeme süreçlerinde de kendisini gösteriyor. Mahkemeler, sorumluları bir bir tahliye ederken, geriye kalanlara da yeni infaz yasası ile tahliye olanağı verildi. Üstelik mahkeme, Soma davasından 8 yıl ceza alan kişiyi, Muğla-Milas’taki iş cinayetine “bilirkişi” olarak atadı.

Madenciyi tekmeleyenler, vaatlerle oyalayanlar, Soma katliamının gerçek sorumlularıdır. Ve Soma’nın katillerinden hesap sormanın tek yolu, işçi ve emekçilerin örgütlenmesi, mücadeleyi yükseltmesidir.

Bunlara da bakabilirsiniz

ABD’de ırkçı polis şiddeti: Bir siyah daha öldürüldü

ABD’de bir siyahın ırkçı polisler tarafından öldürülmesi büyük kitle protestoları başlattı. İsimler değişiyor ama olayın …

Gezi’nin 7. yıldönümünde yine Taksim’deyiz

Gezi Direnişi’nin 7. yılında “Hayat ancak Gezi’ye sığar!” sloganıyla yine direnişteyiz. Yıldönümü eylemi, 1 Haziran …

Koronavirüs günlerinde dergi dağıtımı…

Dergi dağıtımlarının işçiler ve emekçilerle doğrudan temas etmenin en önemli araçlardan olduğu defalarca kez kanıtlanmıştır. …