Şenyaşar ailesi adalet nöbetinde

14 Haziran 2018’de Urfa’nın Suruç ilçesinde seçim için boy gösterisi yapan AKP milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınları, Şenyaşar ailesinin 3 üyesini katletti. Seçim propagandası yapan Yıldız’a itiraz eden Şenyaşar ailesinin dükkanı, kalaşnikoflu saldırganlar tarafından basıldı. Saldırıdan yaralananların kaldırıldığı hastanede de, Yıldız’ın yakınları silahlı saldırıyı sürdürdü.

Katliam sırasında katilleri koruyan devlet, mahkeme sürecinde aynı tavrını devam ettirdi. Katliamı gerçekleştirenler değil; katliama uğrayan Şenyaşar ailesinin üyeleri yargılandı. 17 Haziran 2018’de Diyarbakır Hastanesi’nden yaralı olarak gözaltına alınan Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl hapis cezası verilirken, milletvekilinin kardeşi Enver Yıldız sadece 18 yıl ceza aldı.

Mahkeme sürecinin ardından Şenyaşar ailesi, Urfa adliyesi önünde “adalet” talebiyle oturma eylemi başlattı. 9 Mart 2021’de başlayan ve 250’li günlere varan eylemde Şenyaşar ailesi sürekli saldırı, baskı ve tehditlere maruz kaldı. Defalarca gözaltına alınan Şenyaşar ailesi yılmadı.

Hakimler ve savcılarla görüşme talepleri sürekli reddedilen Şenyaşar’lara destek ve dayanışma ziyaretleri de artıyor. Ara ara eylemler ve basın açıklamalarının yapıldığı adalet nöbeti ile birlikte Şenyaşar’lar seslerini duyurmaya çalışıyor. Yaşanan her saldırının ardından aynı yere gelen Şenyaşar’lara son olarak 4 Kasım’da saldırı gerçekleştirildi. Polis, Emine Şenyaşar’ı kolundaki serumlarla zorla gözaltına almaya ve hastaneye götürmeye çalıştı. Saldırıya direnen Emine Şenyaşar’la oğlu Ferit Şenyaşar, nöbet tuttukları yere gelerek açıklama yaptı. Ferit Şenyaşar şunları söyledi:

“8 aydır Urfa adliyesinin önünde adalet bekliyoruz. Bu kadının kocası ve iki oğlu hastanede katledildi. Savcılar ve hakimler arka kapılardan kaçıyor. Soruşturma savcısı süresiz izne çıkartılıyor. Adalet Bakanı hala adaletten bahsediyor. Annenin burada oturması herkesin ayıbı. Barolar, gelin bu ayıba son verin. Annem yemek yiyemiyor. Kolunda serum var. Polis bize müdahale ediyor ve insanlığını kaybeden bir yetkili serum için formalite diyor.” -Annesinin ilaçlarını yere dökerek- “Bunlar mı formalite? Bu ilaçlar mı formalite? Hastanenin verdiği rapor mu formalite?” diye sordu. “Gelin siz de 8 ay burada formaliteden oturun o zaman. Annem 65 yaşında, empati kurun. Ne zamana kadar bu sürecek. Bu anne burada oturduğu sürece kimse adaletten bahsetmesin. Yeter artık. Annem burada ölmek istemiyor. Bu adaletsizliğe biran önce çözüm bulunsun” dedi.

Açıklamanın ardından yeniden nöbet yerine geri dönüldü.

Bunlara da bakabilirsiniz

12 Eylül ve sonrası değerlendirme söyleşileri…

12 Eylül Askeri Faşist Darbesi sonrasında, adaletsiz geçen 42 yılın ardından, Devrimci 78’liler Federasyonu’nun katılım …

Paris’te Yılmaz Güney anması

Devrimci sanatçı Yılmaz Güney, Paris’te komünist ve devrimci-demokrat kurumlar tarafından, mezarı başında anıldı. Anma, Yılmaz …

12 Eylül’ü protesto eden ve Aysel Tuğluk’un serbest bırakılmasını isteyen afişler asıldı

12 Eylül askeri faşist darbeye karşı direnişe çağıran afişler yapıldı. Ayrıca “Aysel Tuğluk ve hasta …