Karma eğitimden vazgeçilemez!

 

   Karma eğitim; kız ve erkek öğrencilerin aynı çatı altında, aynı sınıflarda eşit şekilde öğrenim görebildikleri eğitim sistemidir. Kadına da erkeğe de aynı anda ve aynı yerde; okuma, yazma, araştırma, beraber öğrenme imkanı sunar.

Çocuklarımızın toplumsal yaşama hazırlanmalarında kolaylık sağlar. İletişim becerisini okulda beraberce kazanan çocuklar, hayatlarının daha sonraki evrelerinde ortak yaşam noktasında daha az sorunla karşılaşırlar.

Karma eğitim sistemi ile kız ve erkek öğrencilerde oluşabilecek özgüven problemleri ortadan kaldırılır. Karşı cinsle sağlıklı diyalog kurmayı öğrenirler. Kız ve erkek öğrenciler birlik içerisinde başarı yakalayabileceklerini kavrar.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, karma eğitim gören çocuklar, cinsiyetçi eğitim gören akranlarına göre daha başarılı oluyorlar. Karma eğitim laik, bilimsel, çağdaş, demokratik eğitimin temelidir.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Karma Eğitim

Osmanlı Devleti’nde kadınlar, Tanzimat’a kadar sadece sıbyan mekteplerinde(ilkokul) eğitim görebilmişlerdir. 1869 yılında sıbyan mektepleri zorunlu hale getirilmiştir, eğer aynı mahallede iki sıbyan mektebi varsa erkeklerden ayrı, yoksa yeni bir mektep açılana kadar, erkeklerle aynı sıraya oturmamak şartıyla ilkokula devam edebilmişlerdir.

1859 yılından itibaren kız rüştiyeleri açılmaya başlamış ve kadınlar ortaokul düzeyinde de eğitim görmeye başlamışlardır. 1880 yılında açılan ilk kız idadisi ile kadınların eğitimi, ortaöğretim düzeyinde devam etmiştir.

1914 yılında kadınlar için açılan ilk yükseköğretim kurumu olan İnas Darülfünunu, 1918-19 öğretim yılında İstanbul Darülfünunu binasına taşınmıştır ve kız öğrenciler erkek öğrencilerle aynı binada ders almaya başlamışlardır. Karma eğitime geçişin ilk adımı bu olmuştur.

16 Eylül 1921’de Darülfünunun fen ve edebiyat şubelerinde karma eğitime geçilmiştir. 1921 yılında hukuk, 1923 yılında tıp fakülteleri de kız öğrenci almaya başlamıştır.

1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilköğretimde, 1926 yılında ise ortaöğretimde karma eğitime geçilmiştir.

1973 yılında kabul edilen 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile karma eğitim, milli eğitimin temel ilkelerinden biri olarak benimsenmiş ve yasada şu şekilde yer almıştır: “Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.”

2000-2001 öğretim yılında karma eğitim, tüm okullarda zorunlu hale getirilmiştir. Ancak uygulamada kız meslek liseleri, kız Anadolu imam hatip ve genel liseleri, kız ve erkekler için ayrı ayrı teknik liseler tek cinsiyete dayalı eğitim vermeye devam etmektedir.

AKP ve karma eğitim

   12 Eylül’ün ardından eğitim adım adım dincileştirildi. Zorunlu din dersleri ilk olarak 1982 Anayasası’nda yer buldu. Devrimci-demokrat eğitimciler sürgün edildi, katledildi, işlerine son verildi ve bugünlere kadar ulaşan yol açıldı.

Gençliğin devrimci potansiyelini sindirebilmenin başlıca yollarından biri de, eğitim alanından geçiyor. Bu sebeple eğitimi dinci-gerici bir karaktere sokma saldırıları her geçen gün artarak devam ediyor. AKP de iş başına getirildiği günden bu yana, gençliği gerici fikirleriyle esir alarak mevcut düzenin devamını sağlamaya çalışıyor.

AKP’nin eğitim alanında özellikle vurgu yaptığı noktalardan biri de karma eğitim. Laik, bilimsel, demokratik eğitimin temeli olan karma eğitimi kaldırma çabaları iş başına getirildikleri günden beri devam ediyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz aylarda verdiği bir röportajda “gerekirse kız okulları açabilmeliyiz” dedi. Bunu da, “kız çocuklarını okula göndermeyen aileler çocuklarını okula göndersin diye” istediğini belirtti. Biliyoruz ki Yusuf Tekin, bu cümleleri sarfederken kız çocuklarının eğitimini düşünmüyor! Onun ve temsil ettiği zihniyetin tek düşüncesi, kadınların toplumsal hayattan silinmesini sağlamaktır. Bugün kız okullarının açılması demek, yarın kadın hastanelerinin, kadın otobüslerinin uygulanmaya başlanması demektir; kadınların eve kapatılması demektir.

Yusuf Tekin, bundan 10 yıl önce, Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarıyken de karma eğitimin bir zorunluluk olmadığını söylüyordu. 2018-2021 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapan Ziya Selçuk’un da benzer açıklamaları olmuştu. Eğitim-Bir Sen adlı yandaş sendika da ‘Eğitime Bakış’ adlı yayın organının Ocak-Şubat/2012 tarihli 22. Sayısında; “karma eğitimde öğrencilerin ders içinde ve okulda karşı cinse eğilimi artarken, karma eğitimin uygulanmadığı ortamlarda ise öğrencilerin derse daha fazla odaklanarak dersin gereğine göre hareket ettikleri çeşitli araştırmalardan anlaşılmaktadır” gibi gerici ifadelere yer veriyordu.

Sonuç olarak; AKP-MHP gibi gerici-faşist bir yönetimden laik, bilimsel, demokratik bir eğitim beklenmeyeceğini biliyoruz. Bize düşen, çocuklarımızı bu amansız saldırılara karşı korumaktır. Çocuklarımızı korumak ve hayatı yeniden örebilmek için de, bu düzenden ve bu düzeni devam ettirmek isteyenlerden kurtulmak zorundayız. Bunun yolu da, kadın-erkek hep birlikte mücadeleden geçiyor.

 

Bunlara da bakabilirsiniz

Emek Barış Demokrasi Güçleri, kayyum politikasına karşı eylem yaptı

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına karşı İstanbul-Beyoğlu’nda bulunan Şişhane Meydanı’nda …

İsviçre’de Filistin halkıyla dayanışma

İsviçre’nin Basel kentinde Filistin halkıyla dayanışma yürüyüşü düzenlendi. ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin de desteğini arkasına …

İEB direnen öğretmenleri ziyaret etti

İşçi Emekçi Birliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde “Eğitim Nöbeti” eylemini sürdüren Özel Sektör …