Emekliler son zamlara tepki gösterdi

kadinisci.org haber sitesi yazarı Ayla Önder, Emekliler Dayanışma Sendikası Eğitim Sekreteri ve yayınevimizin yazarı Nevin Berktaş ile, emekli zamları ve asgari ücretin artışına ilişkin bir röportaj yaptı. Emekçilerin büyük bir hayal kırıklığına uğradığı, yoksulluğun altında ezilen emekçi kesime ilaç olmayan bu zamların nasıl bir etki yarattığına, özellikle kamudaki kadın emekçilerin bu durumdan nasıl etkilendiğine ilişkin soruların yeraldığı bu röportaj, kadinisci.org sitesinde kısaltılarak yayınlandı. Röportajın tamamını yayınlıyoruz.
Sitede 23 Ocak 2024 tarihinde kısaltılarak yayınlanan röportajın tamamını yayınlıyoruz.
* * *
“Yoksulluğun altında ezilen  emekçi kesime  ilaç olabilecek mi yeni ücretler?” diye soruyorsunuz. Hiç olur mu?
Bir işyerinde çalışanlar ücret ve maaş alırken, emekli olduktan sonra aylık alıyorlar. ‘Emekliler yoksuldur’ bile diyemiyoruz artık. Verilen aylıklar, bırakalım ilaç olmayı, bu pahalılıkta yaşamak ve sadaka gibi önümüze atılan aylıklarla geçinmek mümkün değil.  Hayat pahalılığı çekilmez oldu. Emekliler açlığa terk edildi.
Taban aylık uygulaması, seyyanen zam, refah payı gibi esnek ve kuralsız uygulamalardan vazgeçilmelidir. Seyyanen zamlar geçmiş kayıpları telafi için yapılmalı, esas aylık olarak hesaba katılmalıdır. Aylık bağlama oranları yükseltilmeli. Milli gelirden, bütçeden pay verilerek emekli aylıkları güncellenmelidir. Emekli aylıklarına yapılacak artışlar prim gün hesabı ve eğitim temelinde yapılmalıdır.
Ama bundan önce toplu sözleşmeli sendika hakkımızı kullanabilmeliyiz. Emeklilerin işvereni olarak gösterilen SGK ile emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlenmelidir aylıklar. Toplu sözleşmeli sendika hakkı, ulusal ve uluslararası yasalarda hak olarak tanınmıştır. İç hukukta yasal düzenlemesi yapılan ama eksik olan emeklilerin toplu sözleşme hakkı, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli aylığı alan herkesi kapsayacak şekilde iç hukuktaki eksiklikler tamamlanmalı ve düzenlenmesi yapılmalıdır.
Anayasa’nın 51. ve 53. maddelerinde gerekli değişikler yapılarak herkesin sendika kurabileceğine hükmedilmelidir. Kısacası bizi açlığa mahkum eden bu hesap değişmek zorundadır.
Fakat emeklilerin sorunları sadece aylıklarının yükseltilmesinden ibaret değildir. Elbette aylıklar asgari olarak belirlenmemeli. Çünkü asgari ücret toplumun ortalama ücreti olamaz, olmamalıdır. Açlık sınırının altında belirlenen asgari ücret sefalet ücretidir ve acilen bu uygulamadan vazgeçilmelidir. Ücret ve aylıklar insanca yaşanacak düzeyde olmalı ama esas olarak da alım gücü yükseltilmelidir. Ve emeklilerin yaşlılıkta ekonomik güvence, ücretsiz erişilebilir sağlık hakkı, sosyal haklar sağlayan devlet güvencesindeki kamu emekliliği hakkı teslim edilmelidir.
Emekli kadınların durumu daha da kötüdür. Esasında genel olarak kadınların toplumsal yaşamda çektiği sıkıntıların hemen çoğu kadın yaşlandıktan sonra da geçerlidir. Sayısal olarak da fazla olan ileri yaştaki kadınlar emekliliklerini insanca yaşam koşulları içinde geçirmiyorlar. Sağlıklı yaşlanma ve yaşlılığını rahat geçirme olanaklarından tamamen yoksunlar. Ya kendinden daha yaşlı yakınlarına ya da torunlarına bakmak zorunda kaldıkları için sosyal hayatları olamıyor. Aylıklarını da kendilerine değil yakınlarına harcamak zorunda kalıyorlar, vs.
Sendikamız EDS (Emekliler Dayanışma Sendikası), bu durumla da mücadele etmek için uğraş içinde. Çok sayıda yönetici kadın arkadaşımız ve üyelerimiz var. Emekli kadının mücadele içinde olması emekli hareketini güçlendiren bir rol oynuyor.
Nevin Berktaş
Emekliler Dayanışma Sendikası
Eğitim Genel Sekreteri

Bunlara da bakabilirsiniz

’84 ÖO şehitleri ve Mehmet Fatih Öktülmüş Yaşıyor!

1984 Ölüm Orucu eyleminin ve ihtilalci komünist hareketin önderi Mehmet Fatih Öktülmüş’ün ölümünün üzerinden 40 …

Öğretmenlerin direnişi sürüyor

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası; 26 Mayıs’ta Ankara’da Meclis önüne kitlesel yürüyüşle başlattığı eğitim nöbetinde 3. …

Kolektif üretim ve yaşam; HAZİRAN PİKNİĞİ…

Genel olarak Avrupa’da özelde de yaşadığımız ülke Fransa’da,  ekonomik ve politik baskılar gün geçtikçe biz …