Yeni Yargı Paketi: Daha çok ceza, daha fazla hak gaspı

8. Yargı Paketi, 2 Mart günü Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Her fırsatta tecavüzcüye, hırsıza, katile, uyuşturucu kaçakçısına af çıkartan AKP hükümeti, muhaliflerin-devrimcilerin üzerindeki baskısını yeni yasa ile biraz daha artırdı.

Yasanın en önemli maddesi, “örgüt adına suç işleme” fiilini, bundan sonra başlı başına bir suç olarak ele alması. Üstelik bu madde, daha önce AYM tarafından iptal edilmişti. Şimdi yasal hale getirilerek AYM’nin kararı boşa düşürülüyor.  En rutin siyasi faaliyetler bile, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” maddesine sokularak 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek. Dahası, kişi hem “suç” olarak tanımlanan fiilden, hem de “örgüt adına suç işleme” hükmünden ayrı ayrı cezalandırılacak.

Eğer yapılan eylem “devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suç” olarak tanımlanır ve “silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği” iddia edilirse, ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Gezi Direnişi’nin, Taksim 1 Mayıslarının, madenci katliamı protestosunun, Kaz Dağları’ndaki maden şirketlerine dönük eylemlerin ve AKP Hükümetini eleştiren her eylemin “devlet güvenliğine karşı işlenen suç” olarak kabul edildiğini düşünürsek, toplumsal muhalefetin düzenlediği bütün eylemler, rahatlıkla bu kategoriye sokulabiliyor. Ve artık doğrudan hapis ile cezalandırılabiliyor. Can Atalay, Selahattin Demirtaş gibi muhaliflerin, hapiste kalmasının hukuksal altyapısı da burada oluşturuluyor.

Yeni yasa, para cezalarına fahiş zamlar yapıyor. Buna göre 1 günlük adli para cezasının alt sınırı 20 liradan 100 liraya, üst sınırı 100 liradan 500 liraya yükseltiliyor.

Devletin tahsil edeceği para cezalarına yüzde 500 zam yaparken, devletin emekliye ödemesi gereken bayram ikramiyesine yapılacak zam oranı yüzde 50’de kalıyor. Erdoğan, yandaşlarına her sene vergi affı çıkartırken, geçilmeyen köprülere, uçak kalkmayan havalimanlarına milyon dolarlar akıtılırken, emeklinin bayram ikramiyesi sadece 3 bin lira olarak belirleniyor. Erdoğan açıkça “emekliye para yok” diyecek kadar pervasız davranıyor.

Yeni yasanın en ilginç maddelerinden birisi “siyasi, felsefi, dini veya sendikal amaçlarla kurulan vakıf, dernek veya oluşumlar”ın kişisel-özel verileri işleyebilecek olması. Bu madde, hakkımızdaki tüm bilgilerin tarikatların erişimine açılacağı anlamına geliyor.

Bu düzenlemelerin Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtiliyor.

Erdoğan yönetimi, ekonomik krizin cenderesinde boğulan kitlelerin, ağır sömürü koşulları altında bunalan işçilerin kendisi için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu görüyor. Yaşadığı sarayın bir günlük harcaması, asgari ücretle geçinen 3 bin kişinin 1 aylık maaşına denk düşüyor. Saraydaki şatafatla yoksul evlerinin sefaleti arasındaki açı farkı giderek büyüyor. Ve artık açlıkla cebelleşen kitleleri, “itibardan tasarruf olmaz” sözleriyle kandıramadığını görüyor.

Bu nedenle bugünden önlem almaya çalışıyor. Yeni yasalar çıkartarak, ağır hapis cezaları belirleyerek, hapishanedeki tutsaklar üzerindeki baskıyı artırarak, sınıf mücadelesini engellemeye çalışıyor. Yeni Yargı Paketi’nin tek anlamı budur. Ancak kitleler yaşam hakkını savunmak için sokaklara döküldüğünde, bunu durdurabilecek bir yasa maddesi de yoktur.

Bunlara da bakabilirsiniz

’84 ÖO şehitleri ve Mehmet Fatih Öktülmüş Yaşıyor!

1984 Ölüm Orucu eyleminin ve ihtilalci komünist hareketin önderi Mehmet Fatih Öktülmüş’ün ölümünün üzerinden 40 …

Öğretmenlerin direnişi sürüyor

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası; 26 Mayıs’ta Ankara’da Meclis önüne kitlesel yürüyüşle başlattığı eğitim nöbetinde 3. …

Kolektif üretim ve yaşam; HAZİRAN PİKNİĞİ…

Genel olarak Avrupa’da özelde de yaşadığımız ülke Fransa’da,  ekonomik ve politik baskılar gün geçtikçe biz …