Lezita işçileri direniyor

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde bulunan Lezita fabrikasında, Öz Gıda-İş Sendikası’na üye işçilerin direnişi sürüyor.

Abalıoğlu Grup’a ait Lezita fabrikasında işçiler, 2021’den bu yana sendikalaşma mücadelesi veriyorlar. Bunun sonucunda Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş sendikasında örgütlendiler, sendikanın yetki belgesini almasının ardından TİS imzalama sürecini başlattılar.

Ancak patron masaya oturmadığı gibi, işçi önderlerini de işten çıkardı. Bunun üzerine 7 Mart’tan itibaren direnişe geçen 200 işçi, bu süreçte patronun sürekli baskısı ile karşı karşıya kaldılar. Mesela işçilerin eylemleri sırasında patron vinç üzerinden kamera ile işçilerin görüntülerini çekiyor, bir taraftan da fabrika kapısına kurdurduğu ses düzeni ile işçilerin seslerini bastırmaya çalışıyordu. Üstelik işçileri işten çıkarma sebebi olarak “verilen işleri yapmamak” gibi bir iftira da sözkonusuydu.

İşçiler patronun baskısının yanında jandarma saldırısına da maruz kaldılar. 16 Mart günü gerçekleşen saldırıda, 3 sendika yöneticisi ve 13 işçi jandarma tarafından dövülerek ve ters kelepçeyle gözaltına alındı. Yaralanan 8 işçi ise hastaneye kaldırıldı. Jandarmanın saldırıya başlarken kalkanlara vurarak işçilerin üzerine yürümesi, gerçek bir savaşa gider gibi bir ortam oluşturması çarpıcıydı.

Lezita patronu, jandarma saldırısına rağmen işçilerin direnişini kıramayınca, grev kırıcı olarak Hindistan’dan işçi getirdi. Bugün Hintli işçiler, fabrikanın tuttuğu bir binada balık-istifi yaşıyor, günlük 12-16 saat mesai yapıyor, yerli işçilerden çok daha ağır koşullarda çalışıyorlar.

 

Ağır çalışma koşulları

İşçilerin sendikalaşma çabasının en önemli sebebi düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve patronun baskısı.

Fabrikada 10 yıldan fazla çalışan işçiler bile asgari ücret alıyorlar. Prim sistemi var, ama çeşitli gerekçelerle primler kesiliyor. İş kazaları nedeniyle yaralanma ve hastaneye gitme sözkonusu olduğunda, bu da ücretten kesiliyor. İşten çıkartılan işçinin yerine, geride kalanların iş yükü ağırlaştırılıyor. Çalışan azalıyor, ama üretim azalmıyor. 12 saati aşan fazla mesailer ise zorunlu tutuluyor. İşçiler tam da bu kölelik koşullarına karşı direniyorlar.

 

Abalıoğlu’nun önlenemez yükselişi

Lezita’nın bünyesinde olduğu Abalıoğlu Grup, AKP döneminde önü açılan işletmelerden biri. 1969 yılında Denizli’de küçük bir yem fabrikası olarak başlayan süreç, 2012 yılında 1400 kişilik bir tesise dönüştü. Erdoğan 2012’de İzmir’deki fabrikanın açılışını yaparken, “Türkiye’nin en müstesna imam hatip liselerinden birini yapan” şirkete özel teşekkür ediyor ve 4 tane daha imam hatip yaptırma sözü alıyordu.

Fabrikanın bugünkü parasal değeri 1 milyar TL’ye ulaşmış durumda. 2023 yılını 15,4 milyar lira ciro ile kapattılar, 2024 hedefi ise 26,5 milyar lira. Merkez Bankası’nın 2024 yılı için yüzde 36 enflasyon hedeflediğini düşünürsek, bu, yüzde 72 büyüme hedefi anlamına geliyor.

Türkiye’de piliç eti piyasasının yüzde 90’ı, 7 özel şirketin elinde. İçlerinde en büyükleri Lezita, Banvit, Erpiliç ve Şenpiliç. Bu şirketler, zaman içinde başka piliç üretim şirketlerini yutarak ve tekelleşerek bu hale gelmişler. Aslında “piyasada fiyatları belirlemek” gibi tutumlarla kazandıkları bu tekelleşme süreci, Rekabet Kurulu’nun soruşturması altında; ancak AKP’ye sırtlarını yaslamış oldukları için, bu soruşturmadan, basit “cezalar” dışında bir sonuç çıkmıyor.

Lezita’nın pazar payı 2006 yılında yüzde 3 iken, 2022’de yüzde 14’ü aştı. Bu da devletten ne kadar büyük bir destek ve teşvik aldıklarını gösteriyor.

Patronun sermayesi de sömürüsü de büyüyor; işçilerin payı ise her geçen gün küçülüyor. Şimdi Lezita işçileri, bu sömürü düzenine karşı direnişi sürdürüyorlar.

Bunlara da bakabilirsiniz

2024 1 Mayısı’na dair değerlendirmeler üzerine

1 Mayıs’ın üzerinden günler geçmesine rağmen tartışmalar, değerlendirmeler devam ediyor. Bu bile, 2024 1 Mayısı’nın …

“Tasarruf” değil hak gaspı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 13 Mayıs günü “Kamuda tasarruf ve verimlilik” adını verdiği …

Kobane Davası’nın gösterdikleri

  HDP’li 108 siyasetçinin (18’i tutuklu) yargılandığı Kobane Davası’nda, 16 Mayıs günü karar açıklandı. Ankara …