1 Mayıs gözaltıları son bulsun! Tutuklular serbest bırakılsın!

İstanbul’da 1 Mayısı Taksim’de kutlamak isteyenlere gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor. 1 Mayıs günü, Okmeydanı-Şişli’de gösteri yapanlar başta olmak üzere yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı. Ardından Saraçhane’de polis barikatlarını aşmak isteyenlere gözaltılar başladı. 3 Mayıs gününden itibaren ev baskınlarıyla gözaltılar devam etti. 4 Mayıs günü mahkemeye çıkartılan 65 kişiden 52’si hakkında tutuklama istendi. “Toplantı ve gösteri yürüyüş kanununa muhalefet”, “terör örgütü propagandası yapmak”, “kamu görevlisine mukavemet”, “kamu malına zarar vermek” gibi suçlamalarla 38 kişi tutuklandı.

Yeni gözaltılar devam ediyor. 5 Mayıs günü 12 kişinin daha gözaltına alındığı duyuruldu.

Bu duruma tepki gösteren Çağdaş Hukukçular Derneği ÇHD, “iktidarın 1 Mayıs saldırıları, 1 Mayıs’ta Taksim ısrarını kriminalleştirme çabasıdır” dedi. İstanbul Baro Başkanı da AYM kararını hatırlatarak, “gözaltı işlemleri derhal sona erdirilmeli” dedi. Gösteri ve yürüyüş hakkının, hukuksuz biçimde kullandırılmadığını ve Baro olarak gözaltılara hukuki destek verdiklerini belirtti.

Hukukçular dışında pek çok devrimci demokrat kurum gözaltı ve tutuklamalara karşı açıklamalar yaptı, Çağlayan Adliye’sinde dayanışma eyleminde bulundu. Protesto eylemleri devam ediyor…

Erdoğan yönetimi “yavuz hırsız” misali 1 Mayıs günü İstanbul’u felç eden uygulamalarının, Taksim’i hukuksuz biçimde yasaklanmasının hesabını vereceğine, gözaltı ve tutuklamalarla üste çıkmaya çalışıyor. 1 Mayıs’ta gösterilen direnişin, işçi ve emekçilere moral vermesi, güç ve cesaret aşılamasından korkuyor.

2 Mayıs günü Özgür Özel ile Erdoğan görüşmesi sonrasında birlik-beraberlik mesajları vermişler; ardından Erdoğan “yumuşama dönemi başladı” demişti. 1 Mayıs tutuklamaları, bu “yumuşama dönemi”nin açılışıdır. İşçi ve emekçilere dönük yeni bir saldırı dalgasının da habercisidir. Kendi yasalarını çiğnemekte beis görmeyenler, direnen herkesi “yasadışı” ilan ediyor, işkence yapıyor, tutukluyor. Böyle bir yönetimle el sıkışmak, yaptıklarına ortak olmak, meşrulaştırmaktır. Nitekim 2024 1 Mayısı, devletin saldırısı kadar DİSK-CHP ihanetiyle de tarihteki yerini almıştır

Ama ne yaparlarsa yapsınlar 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlama ısrarını kıramadıkları gibi, kitlelere dönük ekonomik ve siyasi saldırılarını da sorunsuz biçimde sürdüremeyecekler. Asıl gayri-meşru olan, kitle desteğini yitiren, kendi yasasını bile çiğneyen bu faşist yönetimdir ve er-geç yıkılacaktır.

Bunlara da bakabilirsiniz

2024 1 Mayısı’na dair değerlendirmeler üzerine

1 Mayıs’ın üzerinden günler geçmesine rağmen tartışmalar, değerlendirmeler devam ediyor. Bu bile, 2024 1 Mayısı’nın …

“Tasarruf” değil hak gaspı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 13 Mayıs günü “Kamuda tasarruf ve verimlilik” adını verdiği …

Kobane Davası’nın gösterdikleri

  HDP’li 108 siyasetçinin (18’i tutuklu) yargılandığı Kobane Davası’nda, 16 Mayıs günü karar açıklandı. Ankara …