Arkayazı

Bir kez daha SAVAŞ ve BARIŞ ÜZERİNE

pdd-arka-logo

İçte ve dışta savaşın alabildiğine körüklendiği bir dönemi yaşıyoruz. Bir yanda “yeni emperyalist savaş”ın Ortadoğu cephesi ve onun Türkiye’yi de içine alan Suriye ayağı; diğer yanda Kürt halkına karşı sürdürülen savaşın yeniden hortlatılması… Ölen askerler, cenaze törenleri, işkence görmüş, çırılçıplak soyulmuş gerilla cesetleri, boşaltılmış köyler, yanan ormanlar, kurşunlanan insanlar… Kısacası, bir kez daha savaşın tüm vahşeti ve yıkımı ile karşı …

Devamını oku

Yunanistan’da referandum

Yunanistan’da 5 Temmuz günü gerçekleşen referandumda, Troyka’nın (Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası AMB ve İMF üçlüsü) Yunan halkında dayattığı ekonomik saldırı ve hak gaspı paketi oylandı. Yunan halkı yüzde 61’in üzerinde “Hayır” oyu vererek, bu paketi kabul etmediler, gerekirse AB’den  de çıkmaya hazır olduklarını gösterdiler. Son 5 yıldır ağır bir ekonomik kriz ve yoksullaşmanın pençesinde kıvranan Yunan halkı, birçok defa …

Devamını oku

Parlamentarizm – 2: Bolşeviklerin parlamento deneyimi

Her tür revizyonist-reformist akım, parlamento düşkünlüğünü perdelemek ve devrimci-demokrat kesimleri yedeklemek için, varolan düzeni değiştirmek amacıyla parlamentoya girdiklerini iddia eder. Kendilerine karşı çıkan devrimci ve komünistleri ise, “sekterlik”le, “dönemin ruhuna ayak uyduramamak”la suçlar. Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir. Günümüzde artık ML kavramları kullanmaktan da kaçınan, burjuva literatürle konuşup-yazan bu kesimler, kendi tabanında devrimci duyguları taşıyanları ve komünist ve …

Devamını oku

Reformizmin son durağı PARLAMENTERİZM

pdd-arka-logo-1

Parlamento, yani meclis, “yasaların yapıldığı yer” olarak bilinir. Bunun biçimi, sayısal oranı, işleyişi vb. döneme, ülkelere göre değişiklikler gösterse de özü değişmez. Bu öz, bir ülkenin yönetimindeki temel ilkelerin, anayasa dahil tüm yasaların buradan çıkacağıdır. (Anayasaları yapan meclisler, “kurucu meclis” olarak da anılır.) Sözkonusu meclis de, yine her ülkede değişen seçim sistemleri ile belirlenen vekillerden oluşur. Dolayısıyla seçimler ve meclis, …

Devamını oku

Rojava devrimi üzerine

pdd-arka-logo-1

Rojava devrimi son günlerde, yeniden tartışılmaya başlandı. Tekirdağ’da Grup Yorum’un bir söyleşi esnasında “Rojava’yı devrim olarak görmüyoruz” sözleri üzerine, bir kez daha Rojava’da yaşananların devrim olup olmadığı tartışılıyor. (*) Üzerinde en fazla kargaşa yaratılan kavramların başında ne yazık ki “devrim” gelmektedir. Bir yandan burjuvazi, bir yandan reformistler, “devrim” sözcüğünü öylesine sık kullanmışlar ve içini boşaltmışlardır ki, neye “devrim” denip denmeyeceği …

Devamını oku

Feminizm mi Sosyalizm mi?

pdd-arka-logo-1

Yayınevimiz tarafından çıkartılan Feminizm mi Sosyalizm mi adlı kitabın Giriş bölümünü yayınlıyoruz. Kadının kurtuluşu için “feminizm mi, sosyalizm mi” sorusunu sormak bile abes karşılanabilir; öyledir de. Gerek teorik, gerekse pratik olarak kadının kurtuluşunun sosyalizmden geçtiği kanıtlanmıştır çünkü. Fakat çoğu kez bizim için son derece açık olan bir sorun, geniş kitleler için aynı açıklıkta görülmeyebilir. Ya da dönemsel gerileyişler, daha önceden …

Devamını oku

Avrupa’da yükselen kitle hareketi ve Syriza’nın zaferi

pdd-arka-logo-1

Syriza ile ilgili ilk tartışma da burada başladı. ANEL partisi, milliyetçi, muhafazakar, homofobik, anti-Semitik, İslam düşmanı bir parti. “Budistler, Yahudiler ve Müslümanlar vergi ödemez” diyen Kammenos’un partisi ile Syriza’nın tek ortak noktası, ikisinin de AB’nin kurtarma paketlerine karşı olması. Biri sağdan-ulusalcı zeminden, diğeri soldan, kurtarma paketlerine karşı propaganda yürüttüler seçim dönemi boyunca. Üstelik koalisyon, seçimlerden hemen bir gün sonra kurulmuştu. …

Devamını oku

Emperyalist savaşın ekonomi-politiği

pdd-arka-logo-1

Giriş Bugün başını ABD emperyalizminin çektiği, Ortadoğu’da yoğunlaşan yeni bir emperyalist savaş yaşanıyor. Bu gerçek, artık birçok kesim tarafından görülmeye, tespit edilmeye başlandı. Geçtiğimiz günlerde Papa bile, “üçüncü dünya savaşını yaşıyoruz” dedi. Keza KCK’nin başkanı Cemil Bayık da, IŞİD’in saldırıları üzerine yapılan bir değerlendirmede, Ortadoğu’da süren savaşın “üçüncü emperyalist savaş” olduğunu belirttikten sonra, savaşın başlangıç noktasını “birinci Körfez savaşı”na (1991 …

Devamını oku

AKP’nin saldırganlığı ile artan Faşizm tespitleri üzerine

Son aylarda AKP’nin artan baskı ve şiddet politikaları, faşizme dair tespitleri yeniden gündeme getirdi. AKP’nin polis yetkilerini arttıran yeni yasasıyla birlikte “faşizme çeyrek kaldı”, “faşizm yükseliyor”, “kara faşizm geliyor” türü çığlıklar aldı başını gitti ve bunlar gazete manşetlerini kapladı. Aslında AKP hükümetine dönük bu tür değerlendirmeler yeni değil. 2007’den sonra AKP’nin başta ordu olmak üzere devletin kurumlarından kendine karşı klikleri …

Devamını oku

Savaş ve kadın

“Savaş en çok kadın ve çocukları vurdu” sözünü, son günlerde daha sık duymaya başladık. En başta Suriye’den sınırlarımıza akın eden göç dalgasında, en fazla kadın ve çocukları görüyoruz. Üstleri-başları dağılmış, ayakları yalın ve acının donuklaştırdığı gözleriyle… Yerlerinden-yurtlarından edilmiş bu insanlar, sığındıkları ülkede de büyük zorluklar yaşamaya devam ediyor. Ya mülteci kamplarında yarı-aç ve perişan bir yaşama mahkum oluyorlar, ya da …

Devamını oku