Etiket arşivi

Soma izlenimleri; “Katliamın takipçisi olacağız”

Soma’da olan ölümler sonrasında, bu katliamı araştırmaya ve taziye ziyaretleri yapmaya gittik. İlk önce yangının olduğu madene gittik, defalarca polis kontrolünden geçerek ilerledik, aileler ve basın giremiyordu. Televizyonlarda gördüğümüz aileler meğer ilk anda gelenler ve gitmeyenlermiş, diğerlerini aşağıdan geçirmiyorlarmış… Maden önünde Maden-İş işçi temsilcilerinden biriyle konuştuk, ilk söylediği söz “ihmal yok” oldu. Maden-İş Sendikasının tamamen patronlardan yana olduğu her aşamada …

Devamını oku

Soma kaza değil, katliamdır! HESAP SORMAYA!

13 Mayıs günü Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında yine işçi katliamı yaşandı. Resmi açıklamayla 301 işçi katledildi. Enerji Bakanı, daha kurtarma çalışması devam ederken “tarihin en ölümlü kazasına hazır olun” diyerek haberini verdi. Bir değil, on değil, yüzler… Bu katliam değilse nedir? Önce “trafo patlaması” dendi, “zehirlenme” dendi, “yangın” dendi… Yüzlerce madenci katledilirken, katliamın sebebi her zamanki gibi halktan …

Devamını oku

Soma’da öldüren devlettir

Soma’da 13 Mayıs’ta devlet ve taşeron eliyle yaşanan işçi katliamında resmi rakamlara göre 301, işçilerin ifadeleriyle bu rakamın iki katı işçi öldü. Katliamı ilk etapta trafo patlamasıyla açıklamaya çalışan devletin yalanları gün geçtikçe ortaya çıkarken, daha önce yaşanan katliamlarda olduğu gibi suç işçilerin üzerine atıldı. Erdoğan işçilere başsağlığı bile dilemezken, Soma’ya iner inmez Alp Gürkan’la tokalaştı ve “geçmiş olsun” dileklerini …

Devamını oku

Yatağan işçileri direniyor

  Yatağan işçilerinin direnişleri Ankara Kurtuluş Parkı’nda devam ediyor. İki yılı aşkındır özelleştirilmesi gündemde olan Yatağan’da TES-İş ve Maden-İş üyesi işçiler eylemler yaptılar. Yatağan işçileri bugüne kadar sayısız kez saldıraya uğradı. En başta Ankara’ya yürüme çabaları saldırılarla durduruldu. Özelleştirme ihalesinin yapılacağı günlerde Ankara’da olan işçilere polis vahşi biçimde saldırdı. İşçiler bu saldırılara direnerek karşı koydular ve Kurtuluş Parkı’nda Özelleştirme İdaresi …

Devamını oku

15-16 Haziran Genel Direniş!

15-16-haziran

1970’in ekonomik kriz koşullarında işçiler, kitleler halinde, Türk-İş’ten DİSK’e geçiyorlardı. Bu durum, sermayenin ve Türk-İş ağalarının paniğe kapılmasına yol açtı. DİSK’i de fiilen kapatan, işçilerin sendika seçme özgürlüğünü yok eden ve sendikal hakları sınırlayan yeni bir yasal düzenleme hazırladılar. Yeni yasa tasarısı 11 Haziran’da Meclisten geçti. 14 Haziran’da ülke çapında değişik fabrikalardan DİSK üyesi bin kadar sendika temsilcisi bir araya …

Devamını oku

Kadıköy’de Soma mitingi

Soma’da madencilerin katledilmesinin ardından taşeron sisteminin kaldırılmasını isteyen on bin kişi DİSK, KESK, TTB, TMMOB ve Türk-İş’in organize ettiği mitinge katıldılar. 25 Mayıs’ta Kadıköy’de gerçekleştirilen mitingde taşeron sisteminin insanları katlettiği, güvencesizleştirdiği ve kaldırılması gerektiği içerikli konuşmalar yapıldı. Kitle Tepe Natilius ve Haydarpaşa kollarında toplandı. Kortej önlerinde, ölen madencilerin resimleri ile birlikte isimlerinin yazılı olduğu büyük pankartlar taşındı. Ölen madencileri temsilen …

Devamını oku

Sendikal üyelikte “e-devlet” kime kolaylık sağladı?

Sendikaların üyelik işlemleri 7 Kasım 2013 tarihinden itibaren e-devlet sistemi üzerinden yapılmaya başlandı. Artık  sendikalara üyelik ve üyelikten çekilme işlemleri, PTT’den alınan e-devlet şifresi ile gerçekleşiyor. Uygulamaya geçmeden önce birçok açıdan tartışılan e-devlet sistemi, pratikte yaşanan deneyimlerle tartışılmaya devam edecek gözüküyor. Örneğin yürürlülüğe girdiği 7 Kasım tarihinden itibaren sendikaların üye patlaması yaşadığına dair birçok habere rastladık. Ancak e-devlet şifresiyle üye …

Devamını oku

İş kazası değil cinayet!

Her yıl binlerce emekçi, çalışma koşulları sebebiyle hastalanıyor, sakatlanıyor ve ölüyor. Buna karşın çalışma hayatının denetimine ilişkin devlet mekanizmaları oldukça yetersiz. Patronların da iş kazalarını çoğunlukla örtbas etme girişimleri, iş kazası ve meslek hastalıklarına dair güvenilir bilgiye ulaşmayı engelliyor. Keza sendikaların pasif konumda olması, işçileri iş kazası ve meslek hastalıkları ile her gün onlarca kez karşı karşıya getiriyor. * * …

Devamını oku

1 Mayıs’ın kökenleri

Bir proleter bayram gününü, 8 saatlik iş gününü elde etme aracı olarak kullanma düşüncesi, ilk kez Avustralya’da doğdu. Avustralyalı işçiler, 1856’da bütün bir işgünü boyunca çalışmamaya ve o gün sekiz saatlik işgünü lehinde gösteriler yaparak, toplantılar ve eğlenceler düzenlemeye karar verdiler. Bu kutlamanın yapılacağı gün olarak da 21 Nisan tarihi saptandı. Avustralyalı işçiler bu kararı, yalnızca 1856’da uygulamaya niyetlenmişlerdi. Ama …

Devamını oku

Seçimler ve kadın

Her seçim döneminde burjuva kadın dernekleri, tüm düzen partilerine “daha fazla kadın aday” çağrısı yapar ve bunu çarpıcı reklamlarla duyururlar. Bu kez de öyle oldu. Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin fotoğraflarının üzerlerine çarpı çekilerek, “daha fazla kadın aday” göstermeleri istendi. Her ne kadar bazı yerlerde “önseçim” ya da “yoklama” denilse de, son söz parti liderlerinden çıkıyordu ne de olsa. Esasında bu …

Devamını oku